Kürt varlığı Tarihler boyunca çeşitli Kaynaklarda söz edilmiş, Kültürü, Dili, yaşam tarzıyla binlerce yıldır süre gelen Realitedir. Persler, Araplar, Sasaniler, sümerler, Bizanslılar, İran, Irak, Azarbeycan, Ermenistan, Selçuklular, Osmanlı ve yakın Tarihimizde Ortadoğu Bölgemizin bir parçası ve gerçekleridir…Burada Tarihini bırakalım Tarihçilerimiz anlatsın… günümüzde meydana gelen yaşanmışlardan ve geçmişten Dersler çıkarıp Zülf-i yare dokunmak isterim..1925 Şeyh Sait olayları ve bunun az gerisinde Türkiye cumhuriyetinin kuruluş aşamasında gelişen ve uzun yıllar saklı kalan bazen bastırılan mevzuların MİHENK noktası olduğu kanaatindeyim…Geçmişte Tüm kurulmuş Rejimlerin kendilerini korumak ve İdame ettirmek adına Bedeller ödemeyi ve göze aldıkları aşikardır. Cumhuriyet Rejiminin oluşması aşamasında çok Canlar, İdamlar, Sürgünler meydana gelmiştir. Sert tedbirler alınmış oluşturulmuştur. Buna yanlışmı doğrumu tartışmasının içine girersek çıkışı başka bir noktada olacaktır.
Cumhuriyetin İlk yıllarından itibaren adına İsyan dediğimiz bazı olayların çıkmasından ötürü Mevcut Devlet Doğu Bölgemizde Rejimi ve kendisini korumak modunda tuttuğundan Doğu ve Güney doğu Bölgemizde yaşayan Kürt Halkı Uzun yıllar sürecek Psikolojik Baskı altından çıkamamıştır..Bölgede yaşayan Kürt Halkının beklentilerine, Kültürüne, Diline, Baskı ve dayatmaların uzun yıllar devam etmesi ve Kürt gerçeğinin REDDİ, Sosyal yaşam alanlarının Devletin Milli Hasıladan kendisine verilmemiş paylarının, yaşam Normlarının Batı Bölgelerinden geride kalması , Kürt Halkı için İtilmiş, Reddedilmiş, Üvey evlat muamelesinden öteye gidememiştir. Tüm bunlara rağmen, Seçme ve seçilme, İş hayatı eğitim ve öğretim Haklarından , Sağlık, Seyahat etmek, kısaca TürkiyeCumhuriyeti Anayasasında var olan tüm haklardan Eşitlik düzeyinde İlkelerinden yararlanılmıştır. Sorunların Ana Kaynağında yatan Derin Devletin ve siyasi Hükümetlerin Bölge yi İhmal etmeleri ve yönetimin Basiretsizliği, aymazlığıdır. 1923 - 1996 yılları arasında Kimlik olarak tanınmamış Kürt Halkının Kimlik veya Kimliksiz bırakılmasını İyi kullananlarda olmuştur. Osmanlı döneminden bu yana Ortadoğuda Emperyalist Güç olan İngilizlerin Doğu ve güneydoğudaki , İran, Irak, suriye, Ermenistan şeytan Üçgeninin oluşmasında katkıları Sinsi planlarının Yüzyıl sürecek Projelerinin parçasıdır.
Olaylara Kürt Halkının Ortadoğudaki yerleşkesine bakarsak İpuçlarına daha Net yaklaşırız
Türkiye
İran
Suriye
Irak
Ermenistan
Afganistan
Lübnan, Sovyet rusya, Paris, Fransa, almanya, Hollanda, danimarka, İngiltere, ermenistan, Belçika ve buralarda oluşturulan Diaspora saesinde Medya aracılığıyla gündeme getirilen Negatif durumların sürekli sunumu vasıtasıyla çeşitli örgütlenmelerin sonucu Özellikle Silahlı örgütlenmenin Türkiye’de PKK adıyla 1978 te kurulumu ardından Savaş naralarının atıldığı 1984 Eruh olaylarının meydana getirilmesiyle uzun yıllar sürecek Kan ve gözyaşlarının basamakları meydana getirilmiştir. Yaşanmışları burada sıralamaya gerek görmüyorum, Ortadoğuda birbirine Tarih ve manevi anlamda bağlı yaşayan Kavimlerin, Halkların, Milletlerin kaderlerini belirleyecek unsurlara baktığımızda;
ABD, İngiltere, Fransa , ve bunlarla İlşiki içerinde Maddi yönden beklentileri olanların bu çukurun içerisinde hizmetkarlıklarını yapmış olmaları sonucunda, 1991 de temelleri atılan Kuzey Irak Projesinin daha sonraki adı IKB ve KYB olan Barzani ve Talabani bileşkesinin oluşturulmasında emekleri olanlar , Kuzey Kurdistan Federasyonunu Eski Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyn Kellesi için Altın tabakta İkram edilmesi sonucu meydana gelmiştir. Yüzyıl sonra Türkiye cmhuriyetinin güney komşusu olan Irak Devleti yerine başka bir Komşu devlet tayin edilmiştir. Kuzey Irakta Yüzyıldan bu yana Katledlen Kürt Halkı ABD ile olan dirsek teması sonucu verdiği ödünler sonucunda Devlet olmak hayaline kavuşmuştur. Irakta Kürtler hiç sayılırken hemen yanıbaşındaki Türkiyede yaşayan Kürt kardeşlerine gıbta ile bakmışlardır. Halepçe kayıtlara geçen Kürt katliamlarının sonuncusudur Irak’ta, buna rağmen aynı tarihlerde Kürtler Türkiyede huzur ve Refah düzeyindedirler!
Selçuklulardan buyana bölgede birlikte yaşayan Türk ve Kürtlerin özelliklede Aynı Kıbleye yönelmeleri bu birlikteliğe zemin olmuştur, Osmanlı İmparatorluğu zamanında sorunsuz yaşayan bölge ufak tefek bazı sorunları yine kendi bünyesinde çözümlemiştir. Din faktörünün Halklar arasındaki önemi özellikle İslamitin kabuluyle Türkler ve Kürtler arasındaki köprülerin sağlamlaştılmasında ehemmiyetini korumuştur. Cumhuriyetin İlanından hemen sonra Tekke ve zaviyelerin kapatılmasından en büyük zararı Doğu ve güneydoğu bölgemiz yaşamıştır. Çünki Bölge halkı eğitimini okur yazarlığını buradaki Medreselerde tamamlıyordu. Kapanmanın hemen ardında Sadece Vilayetler nezdinde İlkokulların açılması kırsaldaki İlçeler ve Köylerin 1960 lı yıllara kadar okulsuz eğitimsiz kalmaları sonucu Bölgede yaşayan İnsanımızın Hakları yöneticilerimizn üzerinde kalmıştır. günümüzde bile okur yazar oranının Birinciliğini bu bölgede görmemiz düşündürücüdür! Devletin fırsat eşitliğinde sınıfta kaldığı gerçeği Vahim bir durumdur, Cahil bırakılan özelliklede Kırsalda kalan Genc İnsanımızın Terör örgütlerinin kucağına düşmesi sonucu , Eli Kalem tutması gerekenlerin uzun yıllarca Silah tutmaları sonucunda , Kan akıtılmıştır.
Kürt açılımı;
son zamanlarda ortaya atılmış bir yol haritası gibi görünsede, Açılımdan ziyade tartışma ortamını gündeme sokmuştur, İyimi oldu dersek, konuşmaktan, fikir üretmekten kimseye zarar gelmez, keşke uzun yıllar önce Açılım konuşmaları başlasaydı belkide bugün başka mevzulardan söz ederdik!
Ancak;
İnsani yaşam açısından Türkiye’de Açılımın adının sadece Kürt Halkı üzerinden yapılması abestir, Adına Cumhuriyet denilen Demokrasi yapılanması içinde bu Ülkedeyaşayan tüm İnsanları eşit Adaletle fırsatlardan aynı derecede yararlanması adına Açılım yapılmasından söz edilmek isteniyorsa Modası geçmiş , yıllardır bu Millete giydirilmeye çalışılan darbeci, dayatmacı, yarı Faşist, Cuntacı Deli Köyneği olan Yasalardan kurtulmamız gerekmektedir…İşte o Zaman Açılım konuşulabilinir, şu anda ortaya atılan düşüncelerin tamamı Laf olarak kalır, hatta bu sayfada yazdıklarımda süslü birer yazı olarak durar…
Eski devirlerden kalan mahalle yollarından Otoban olmaz, Ya sokakta köklü yapılanma olacaktır, yada Modern Araçlardan vaz geçersiniz.
Çözüm adına çıkan Fikirlerin yapıcı olanlarını dikkate almak gerekir, bütünleştirici çözüm önerilerini Uzmanlar tarafından Akademisyenler,Hukukçular, Tarihçiler ve Bölgede yaşayan Toplum Önderlerinin, kısaca bu Ülkede yaşayan her kesimden İnsanların görüşlerine baş vurulmalıdır, Eğer bu ülke İnsanları kendi sorunlarına çözüm bulamazlar ise işte o zaman durum Vahimdir!
Nedir Vahim Olan?
Çözüm bulunmaz ise uzun yıllardan bu yana birlikte yaşayan Halkların, birlikteliğinin tehlikeye varması kaçınılmazdır, Tıpkı 80′li yıllarda önemsemediğimiz bir grup eşkiyanın dağlarda yapılanmasını tamamlayarak Kan almaya başlaması noktasından çok daha Şiddetlisi gelecektir. Geçmişte Dil ve geri kalmışlık kartını öne sürenler yarınlarda Fedaralizm kartını devreye koyacaklardır, Olmaz demeyin! İslamiyetin bu coğrafyada Tebliğinden bu yana Hz. Ömer zamanından beridir Ortadoğu Bölgesi İlim İrfan merkezi olmuştur, , devirlerinin en önemli Şahsiyetleri bu Topraklarda yetişmiştir ve buralardan Anadoluya, Batıya İlim gitmeye başlamıştır,Eğitim adına Bölgede yapılacak her adım kardeşliklerin dahada pekişmesi demektir. Eğitim derken, Manevi Eğitimin Ana faktör olacağı unutulmamalıdır, bunların en başına kendisiyle , yaşadığı Ülkeyle barışık, bir Kürt gencinin Öne süreceği eksiklik kalmadığında, Bölgedeki kırsalda hiç bir İnsanın Şer odaklarını barındırmayacağı gerçektir. Kozlar bir bir yıkılmalıdır. Varsın, Kendi diliyle Eğitim alsın, konuşsun, Medyası, Kültürü, Tarihini bilsin yaşasın, bakalım neler konuşulabilir bu bölgede? Türkiye cumhuriyetinde Yasalara bağlı Eşit hakları olan her İnsan Vatandaş olarak yaşamını İdame ettirmelidir, Tabiki yasalara bağlı, Ülke insanına saygılı birer Yurttaş olarak Ülkesinin değerlerine sahib çıkmalıdır. Türk ve Kürt Halkı bu Ülkenin gerçek sahibleridir, kendilerini İfade ederken bir Vatandaş olarak Mutlu ve sağlıklı hissetmelidirler, Varsın her Milletten, kavimden aşiretten İnsanlar bu coğrafyada yaşasınlar, kısacası kendisini nasıl tanımlıyorsa tanımlasın, kime ne zararı olabilir?
Büyük Tehlike Kapıda!
Adı ne olursa olsun Açılım, Demokrasi, ne olacaksa hemen çözülmelidir, Öne sürülen Kürt Hakları veya Doğu Güneydoğu meselesi zaman geçtikçe türkiye’nin kontrolunden çıkmaktadır, 80 yıldır Askeri kararların sadece akmakta olan suyun karşısına set çekmekten öteye gitmemiştir, daha doğrusu ötelemekten geriye gitmemiştir, Siyasi İradenin Elini Taşın altına koyarak Bölge insanını kucaklayarak , Bölge Halkının desteğini alarak , dışarıdan beslenen yıkıcı zararlı örgütlerin biran önce Doktirinlerini devre dışı koymaları gerekiyor, geçmiş tüm Hükümetlerin Basiretsizliğini gördük, hep sırt sıvamakla, geçiştirme yöntemiyle , Oy Kaybı veya Oy kazanımı yönünde taktikler uygulamalarından günümüze Enkaz getirdikleri aşikardır… Hükümetlerin Kürt meselsini sürekli Silahlı Kuvvetlere İhale etmelerinin , Ateşe karşı Ateş çözümünden ileriye gitmemiş, bu sayede her İki tarafın içinden beslenenler ortaya çıkmış, IRKÇI söylemler, Partiler, dernekler, Lobiler beslenmeye başlamıştır, İşin Siyasi Ticaret Rant çarkları meydana gelmiştir, Ülke İnsanı her Kan aktığında bu malum Ticaret Kan emicileri kazanım yönünde her geçen gün güçlenmiştir! KÜRTÇÜLÜKVE TÜRKÇÜLÜK üzerinden Türkiye’de yeni oluşumlar , Kamplaşmalar , Siyaset Arenasında yerini almıştır. Köylerde Korucu Endüstrisi oluşmuş, Köylüyü köylüye kırdırma ve Ezdirme Sistemi başka bir Yara olarak kangrenleşmiştir. Bölgeye gönderilen Devletin Kurum ve kuruluşlarındaki Memurların tamamına yakını Ehil olmayan kişilerden oluşması [Asker, Öğretmen, Polis, Sağlık] Devletin Temsilcisi gibi algılandıklarından her hatalı tutumları Devlete Mal edilmiştir! Kısacası Devletin Asli hizmetleri uzun yıllarca kendisni hissettirememiş sadece Sert tutumu algılanmıştır. Bölgede Devlet demek Asker, Jandarma, Polis, olarak algılanmıştır, Kırsalda UzmanBaşçavuş Devleti temsil etmiş, Şehirde Acemi Kaymakam Devletin Vekili, Aşiret oylarını değerlendiren kişide Ya Milletin Vekili yada Belediye Başkanı olmuştur yıllarca…Son zamanlarda da Bölge genelinde meydana gelen her olumsuz olayların Pimini çeken ve olayları gündeme taşıyan Acitasyon ve duygu sömürüsünü değerldirende Siyasi Parti olarak yerini almıştır…Ortadoğuda Şeytani düşüncenin örgütlenmiş Silahlı temsilciside, Uyuşturucu, Silah kaçaklığı, Irak, İran, Türkiye, Ermenistan arasında Temsilciliğini yapmaktadır.
Bunlar Nasıl aşılır?
Devam edecek…